Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |

oldukça sıradan

ne denir, bilirsiniz işte.. uzun zaman boş kalan insanlar kendilerinemutlak bir meşgale arar..

Mayıs 2005 tarihli yazilar Mayıs 2005 tarihli diger ogeler resimler , videolar

kukla oynu..

gerçek hayatın kuklarına hitaben..

siz onların öyle bir köşede sessiz sakin durduklarına bakmayın. hele bir ustasının eline geçsinler nasıl da dillenirler. konuşmaya başladıklarında neler söylerler, neler derler siz bilmezsiniz belki. ama usta bilir; sessiz harflerinden sesli harflerine kadar, şapkalı harflerine kadar bilir.

çocukken imrenirdim kukla oyunlarına.. bu  imrenmem birilerinin dikkatini çekmiş olacak ki; şimdi masamın üzerinde dillenmeyi bekleyen ibiş kılıklı iki kukla beni süzüyor. aslında bir dönem bir hayli merak sarmıştım usta olmaya; ama bugün baktıkça manasız gözüküyor gözüme ustalık. nasılsa kuklaların ne söyleyeceğini  hep biliyorsun, tartışmalar hep senin istediğin doğrultuda gidiyor. ustası için nasıl bir anlamı, nasıl bir heyecanı olur ki böyle bir oynun?

hem sadece ustası için mi? seyirciler için de anlamsız bir oyun değil midir kukla oynu? ustanın dudakları arasından  çıkacak sözleri dinler, onlara gerekli gereksiz güler ya da üzülürsünüz. tamamiyle yapaydır gülmeleriniz yada üzülmeleriniz.. ve yine tamamiyle bir başkasının -ustanın- kontrolü altındasınızdır. gülmenize yada üzülmenize o karar vermektedir. siz farkına varmazsınız ama usta farkındadır; salondaki kuklaların sayısı hızla artmaktadır.

kuklalar için  oyun anlamlı mıdır peki? elbette hayır. onlar için çok daha  anlamsız ve heyecansızdır oyun. kendi sözlerini başkalarının dillerine teslim etmişlerdir. onlar için oyun herkes için oldugundan çok daha anlamsızdır. nihayetinde onlar birer kukladır.

peki, şimdi sizce usta elindeki bu kadar kuklayla nasıl bir oyun oynamayı düşünüyor olabilir?

&&&



hiçbir sorumluluğu üzerlerine almak zorunda degildirler. nihayetnde onlar birer kukladır öyle degil mi?
peki bu insanları kuklalıga sığındıran sinsi bir oynun kuralları mıdır; yoksa saflıklarının bir sonucu mu?

uzun süre tereddüt ettim başta, karasızdım. sonra bir anlık bocalama yaşadım ve ardından kapısında buldum kendimi. birkaç kez çaldım zili, açılmadı kapısı vazgeçmiş dönüyorken, aralandı kapı, rutubetkoktu hafiften ve aralıktan göründü yavaşça.. belliki o da karasızdı. anlamadım aslında istemeyip istemediğini.. ama ses cıkartmadan süzüldüm içeri.. dağınıktı, karanlıktı, nemliydi. toplamak istedim, izin vermedi. bir anlamsızlık çalıyordu radyosunda, sordum, anlatmadı. öylece kaldık bir süre.. neden sonra bir titreme sardı beni, o sakindi oysa.. farkettiğimde yağmurlar baslamıstı dısarıda.. arkama dönüp baktım kaç kez, denk getirmedi gözlerini gözlerime, çıktım gittim bende.. daha fazla kalamadım, istesemde kalamzdım zaten, bana soğuk olan kalbinde..